Bitcoin: Radyonun Resimlisi!

Hepimizin bildiği, sevdiği bir film Vizontele. Türk sinema tarihinde, içinde barındırdığı alt metin zenginliği ve yeniliklere karşı taşranın verdiği tepkileri okumak açısından da çok başarılı bir film. “Bitcoin’in Vizontele ile ne alakası var?” kısmına gelecek olursak… Bana göre her şeyin her şeyle alakası var zaten ama illaki somut bir ilişki kurmak gerekirse; televizyonun da, Bitcoin’in de birer teknolojik gelişme olduğunu ve hemen her teknolojik gelişmede olduğu gibi öncelikle geniş kitleler tarafından değil de belli bir öncüler grubu tarafından kullanılmaya başlandığını söyleyebiliriz.

Bitcoin dünyada yatırım aracı olduğu kadar ödeme aracı olarak da biliniyor. Ülkemizde ise Bitcoin’in ödeme aracı gibi bir fonksiyonundan bahsetmek birkaç istisna dışında mümkün değil. Bu yüzden konuya Bitcoin ve Altcoin’lerin yatırım aracı olarak değerlendirilmesi açısından yaklaşacağız.

Bitcoin ile ilk tanışma hikâyesi aşağı yukarı herkesin “Abi 2012’de 3 dolarmış şimdi 2500 dolar” minvalinde bir melodinin kulağa çalınması ile başlar. Bu tip bir tanışmanın halet-i ruhiyesi kaçınılmaz biçimde geç kalmışlıktır. Konu ile ilgili ilk araştırmalar sonucunda Altcoin dediğimiz Bitcoin’e benzer farklı kripto paraların da olduğu öğrenilir. Takibinde geç kalmışlık duygusu yerini “Acaba bu piyasada benim içinde fırsat var mı?” sorusuna bırakır. Bu soruyu soran her yatırımcı kaçınılmaz biçimde piyasanın içindedir artık. Bu noktada ciddi bir yol ayrımı yaşanır. Piyasada kaybeden mi olunacak yoksa kazanan mı? Bir yol daha var aslında ama o biraz farklı bir mertebe desek yanlış olmaz. Nasıl bir şey olduğu için buradan buyurun 🙂

Birçok spor dalı üzerine oynanan resmi ve gayri resmi bahisler hepimizin malumu. Bu bahislerle ilgili yapılan her yenilik uzunca bir süre bahis tutkunlarının ağzının sularını akıtacak bir fırsat olarak görüldü. Örneğin müsabakaların sonuçlarının belli bir skorun altında veya üstünde olması üzerine oynanan bahisler ilk çıktığında birçok arkadaşımın “İşte şimdi zengin olduk” dediğini hatırlıyorum. Bitcoin piyasasında da birçok arkadaşımızın öğrendiği ilk anlarda amiyane tabiriyle voleyi vurmuşçasına bir ihtirasla yanıp tutuştuğunu (tecrübeyle sabittir) defalarca gördük. Ne yazık ki gelişmeler çoğu zaman bu yangını kontrollü biçimde söndürecek cinsten yaşanmaz. Özellikle piyasanın yeni oyuncuları belli bir bütçe ile giren arkadaşların tipik bakış açısı şudur: “Bitcoin zamanında ucuzdan alana kazandırmış şimdi 2.500 dolar zaten, 5.000 dolar olsa 2 katına çıkar. Bana 10-20 katına çıkacak coin lazım.”

Burada gözden kaçırılan temel nokta her başarının tartışmasız anahtarlarından biri olan sabırdır. Yeni yatırımcılar genellikle bu 10-20 katına kısa hatta çok kısa sürelerde çıkabileceklerine inanarak yatırım yaparlar. Hani murphy kanunları vardır ya! Bu yatırım yapılan coin’lerin de tam düşeceği tutmuştur. Ne yazık elde avuçta olan 3-5 kuruş gözler önünde eriyip gitmekteyken piyasanın “panic sell” dediği şey yaşanır ve sabırsız yatırımcımız daha fazla zarar etmekten korktuğu için elinde ne varsa satmaya başlar. Yeni hikâyeler oluşmaya başlamıştır bile. “Abi sakın girme o işe, benim bir arkadaşım 10.000 TL kaybetti.” Kısa sürede köşeyi dönecek olan yatırımcının girişimi kısa sürede durduk yere para kaybetmesiyle sonuçlanır.

Kripto para piyasasıyla acı bir tanışma yaşayan dostlarımız, askerdeki oğlunun öldüğü haberini aldığı aleti şeytan icadı olarak görüp kötüleyen ve yakın çevresinde yasaklamaya çalışan Siti Ana gibi tepkiler geliştirirler. Elinde parası olanlar düşük getiri, düşük risk seviyesine geri çekilip banka mevduatlarına, altın vb. yatırım araçlarına sadakat yemini ederken sabırlı olup piyasanın sallanmalarına karşı sıkı duran yatırımcılar nasıl bir potansiyelin içerisinde olduğunun sinyallerini çoktan almıştır bile.

Hiçbir yatırım hesap kitap yapmadan, yatırımcının beklentilerini göz önünde bulundurmadan, yatırım öncesi belli bir süre izlenip araştırma yapılmadan gerçekleştirilmemelidir. Altocin piyasasının kendi içindeki dinamikleri gözlenmeden, çok basit yaklaşımlarla belli başlı coin’lere yüksek miktarlarda paralar yatırılıp terste yakalanınca eldeki bulgurdan olmayalım diyerek zararda kapatan yatırımcıların küskünlüğü sizleri korkutmasın. Tanışıldığı ilk zamanlarda dalga geçilen ve anlaşılması zaman alan televizyon gibi, Bitcoin’i de “daha önce benzeri görülmemiş bir gelişme” olarak ele alıp yeni yatırımcı açısından piyasanın yapısal farklılığına sınırsız kredi verilmelidir.

Coinolog sitesi için yazdığım bu ilk yazıyı 1 Ağustos muhtemel yol ayırımı ile ilgili küçük bir uyarı ile bitirmek istiyorum. Bugün ülkemizdeki Bitcoin borsaları dahi 31 Temmuz tarihinde transfer işlemlerini durduracağını ve sonrasında hangi yolda olacağını Bitcoin camiasının çoğunluğuna göre karar vereceğini açıklarken, 1 Ağustos sabahına “Baba Bitcoin yok!” şeklinde uyanmamak için önlemlerinizi almanızı tavsiye ediyorum. Bu konuda tercih edilecek bir kaç yol bulunmakla beraber kendi araştırmalarınızı yapıp size en mantıklı geleni seçerek kendi bacağınızdan asılmayı tercih etmelisiniz. Şahsen ben hayatımdaki kararları kendi kararım olduğuna ikna olana kadar uygulamıyorum. Çünkü kendi kararlarımda yanıldığım taktirde yaşadığım içsel hesaplaşma ile başkasının yönlendirmesi ile o öyle yapıyor diye yaptığım yanlışlardaki hesaplaşmam arasında ciddi bir fark oluyor. Karar kendiminse üzerine bir küçük rakı içer unuturum ama bir başkası yüzünden bu noktaya geldiysem kendimi affedemem genellikle.

Bir sonraki yazımın başlığı “Uçsana Bitcoin Niye Uçmuyorsun?” olacak. Paylaşarak zenginleşmek için takipte kalın…

Bu yazı yalnızca bilgi amaçlıdır. Yatırım ve/ya ticaret önerisi olarak görülmemelidir. Coinolog; analizindeki bilgilerin doğruluğunu, kesinliğini veya eksiksizliğini garanti etmez ve bu nedenle meydana gelen herhangi bir kayıp için sorumluluk kabul etmez.

@CoinKalender

@CoinKalender

Bitcoin Dünyasının Türkçe Haber&Yorum Kaynağı

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir